Forumumuzda; Basyucelikte Tabiata ve Hayvanata Dair`e bir kapi aralanmasi arzusuna binaen , bu yaziyi BD-IBDA GENEL ana basligi altina aldim...
.........
Ve o gün bugündür de, donumuza kadar leopar desenleriyle, emniyet içerisinde yuvarlanıp gitmiş; leopar desenli çantalarımız kapılıp kaçılsa da, bir cep telefonu için trenlerden atılsak da, şehrin en işlek caddelerinde tecavüze uğrasak da, en azından 1974’ten beri hiçbir leoparın saldırısına uğramamıştık.
Pantera Pardus Tulliana'nın (Anadolu Panteri), Anadolu Platoları'nda bir tarihte bolca bulunduğunun en önemli delillerinden sayılan Osmanlı Minyatürleri adeta geçmişe ışık tutmaktadır.
1. Minyatür:
Burada Kanuni Sultan Süleyman (Muhteşem Süleyman M.S. 1520/1560), bir Anadolu Yaban Koyunu'nu (Ovis Amon Anatolica) kılıçla avlarken betimlenmiştir. Bu minyatür ayrıca Pantera Pardus Tulliana'nın, Yaban Eşeği, Yaban Koyunu, Yaban Keçisi (Bezoar), Anadolu Arslanı ve Karaca'yla birlikte aynı habitatı paylaştığının da güzel bir kanıtıdır.
2. Minyatür:
Burada 1. Yıldırım Bayezid (M.S. 1389/1402) ok ve yayla bir geyiği (Cervus Dama) avlarken betimlenmiştir. Aynı minyatür tepelere doğru kaçan Pantera Pardus Tulliana'nın varlığını kanıtlayan iyi bir örnektir. Diğer yaban hayvanları ise tilki ve tavşandır.
Anadolu panterleri, Ege Bölgesi, Toros Dağları, Köroğlu Dağları’nda doğal yaşamlarını sürdürmeye çalışırlardı. Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde ise boyutları daha küçük olan İran Parsı (Panthera pardus saxicolor) yaşardı. Sonuncusu Şubat 1970’te Hakkari / Uludere’de Şehit Şen tarafından vuruluncaya kadar Anadolu’da kaplan da (Panthera tigris virigata) yaşardı.
Hitit Kabartmaları’nda bile yer alan Anadolu’daki aslanların sonuncusu ise 1890’da vurulmuştu. Aslanımız gibi “çita”mıza da Anadolu’nun 20. yüzyılını göstermemiştik.
http://www.ergir.com/son_anadolu_panteri_yazi.htm