Mavi Marmara katliamından sonra AK Parti ve Başbakan Erdoğan aleyhinde Türkiye'deki destekçileri aracılığıyla kampanya başlatan İsrail, benzeri bir kampanyayı ABD Başkanı Obama için de yürütüyor.
MEHMET NEDİM ASLAN / LONDRA
Neo-Con olarak adlandırılan İsrail yanlısı şahinler ve Yahudi lobisi, ABD Başkanı Obama'ya Türkiye'ye karşı tepki koymadığı için sert eleştiriler yöneltirken, 2008 seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti Başkan Yardımcısı adayı Sarah Palin de, Obama'yı İsrail'e ihanetle suçladı. Mavi Marmara gemisinde katliam gerçekleştiren İsrail'e tepki gösteren Başbakan Erdoğan, Türkiye'deki bazı kesimler tarafından eleştirilmişti.
Türkiye'nin, Mavi Marmara gemisinde katliam yapan İsrail'e sert tepki vermesinden sonra, Türkiye'deki bazı kesimlerin İsrail'le dayanışma içerisine girmesine benzer bir durum Amerika'da yaşanıyor. Türkiye'deki Ergenekoncu kesimlerin AK Parti Hükümeti'ne yönelik İsrail sözcülüğü yaparak “ortak düşmana karşı birlikte hareket” stratejisi, ABD'de de Obama yönetimine karşı planlanıyor. Neo-Con olarak adlandırılan İsrail yanlısı şahinler ve Yahudi lobisi, ABD Başkanı Obama'ya Türkiye'ye karşı tepki koymadığı için sert eleştiriler yöneltirken, 2008 seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti Başkan Yardımcısı adayı Sarah Palin de, Obama'yı İsrail'e ihanetle suçladı.
OBAMA'YI İSRAİL'E İHANETLE SUÇLADI Eski Alaska Valisi olan Sarah Palin, Obama'nın Gazze ablukasının kaldırılması çağrısının İsrail ve Başbakıanı Netanyahu'ya ihanet olduğunu kaydererek, Obama yönetiminin İsrail'i sattığını öne sürdü. Obama'nın Rusya ve Çin'e karşı boyun eğdiğini ileri süren Palin, Obama ile birlikte ABD'nin askeri üstünlüğünün sona erdiğini söyledi. Obama yönetimi, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada İsrail'den Yahudi yerleşim birimlerini durdurması ve Gazze ablukasını kaldırmasını istemişti.
CIA VE İSRAİL, ABD BAŞKANINI DEVİRDİ Öte yandan ABD'nin İsrail yanlısı politikasından hoşnut olmayan eski askerleri biraraya getiren Veterans Today dergisi ilginç bir makale yayınladı. Robert Parry imzasıyla yayınlanan makalede, 1980 yılında CIA içindeki bir grubun İsrail'in Likud Partisi lideri ve Başbakanı Menachem Begin'in ortak bir operasyonla dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter'ın ikinci kez seçilmesini engellediğini yazdı. Carter'ın 1978'deki Camp David'de İsrail'den işgal ettiği topraklardan geri çekilmesini istediği ve Filistin devletinin kurulması için İsrail'e baskı yapmasından çekindiği için Begin ve CIA içindeki İsrailci grubun, İran'daki rehine krizinde Carter'ı başarısız kılarak popüleritesini düşürdüğü kaydedildi. Begin'in Carter'dan hoşnut olmadığı ve Carter'ın İran'daki rehineleri kurtaramadığı için Ronald Reagan'ın seçildiğini ve Reagan'ın seçilir seçilmez İsrail politikalarına 'olur' emri verdiğinin belirtildiği makalede, İsrail'deki mevcut Likud Hükümeti'nin ABD'deki güçlerle Obama'yı devirebileceği ima edildi.
HABERVAKTİM
29 Haz 2010, 21:27
abdllh
Kayıt: 03 Nis 2010, 00:13 Mesajlar: 127
Re: ABD ETÖ'sü Obama'nın kellesini istiyor
İşte Netanyahu'nun ABD ile ilgili gerçek görüşleri
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun kameraları kapalı zannederek yaptığı bir konuşma ABD ile ilgili gerçek görüşlerini ortaya döktü: ''ABD kolay manipüle edilir, yolumuza çıkmaz''
19 Temmuz 2010 Pazartesi, 09:31:54 - HABERTÜRK
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ABD ziyaretinden yalnızca üç hafta sonra ortaya çıkan bir video kaydıyla zor durumda kaldı. Netanyahu 2001 yılında kaydedilen görüntülerde terör mağduru ailelerle sohbet ediyor. Kameraların açık olduğunun farkında olmayan politikacı Filistin sorununu çözmenin tek yolunun Filistin’e karşı bir saldırı düzenlemek olduğunu söylüyor. Yanındakiler “ABD bu işe ne der?” diye sorunca da Amerikalı dostlarını şok edecek bir yanıt veriyor. Netanyahu “Ben Amerika’nın ne olduğunu biliyorum. Amerika kolaylıkla hareket ettirebileceğiniz bir şey, hem de doğru yönde hareket ettirebileceğiniz bir şey. [İnsanın] yoluna çıkmazlar” diyor. Eski ABD Başkanı Bill Clinton’ı “radikal derecede Filistin yanlısı” olmakla suçluyor.
BARIŞI SABOTE ETMEK İSTEDİ Netanyahu daha sonra Osla Anlaşması’nı nasıl manipüle etmeyi planladığını anlatıyor. 1993 yılında imzalanan anlaşma İsrail’e önceden belirlenmiş askeri alanları saklama hakkı veriyor. Netanyahu buna gönderme yaparak “Bana seçimlerden önce anlaşmayı destekleyip desteklemeyeceğimi sordular. Ben de evet dedim. Ama anlaşmayı öyle bir yorumlayacağım ki bu konu tamamen kapanacak. Askeri alanlar İsrail’de kalır diyorlar. Bence Ürdün vadisinin tamamı askeri alan. Hadi bakalım bunu çözsünler“ diyor. Netanyahu konuşmasının bir bölümünde de Filistinliler’i dövmek gerektiğinden bahsediyor. Videonun haftaiçi ortaya çıkmasının ardından Haaretz gazetesi yazarı Gideo Levy videoyla ilgili yazısında “Bu videonun çocuklara gösterilmesi yasaklanmalı. Ama Washington’a mutlaka gönderilmeli ki herkes bu ülkeyi aslında kimin yönettiğini anlasın” yorumunu yaptı.
SON BULUŞMADA ARALARINDAN SU SIZMADI Benjamin Netanyanu, ABD Başkanı Barack Obama’yı 6 Temmuz’da Beyaz Saray’da ziyaret etti. İkili o ana kadar soğuk olan ilişkilerinin düzeldiğini göstermek için ekstra çaba sarf etti. Obama toplantı çıkışında “Netanyahu barış istiyor. Bunun için risk almaya hazır olduğunu düşünüyorum” dedi.
19 Tem 2010, 17:37
abdllh
Kayıt: 03 Nis 2010, 00:13 Mesajlar: 127
Re: ABD ETÖ'sü Obama'nın kellesini istiyor
Gün geçmiyorki BD Mimarı nın ABD hakkındaki 'AHMAK FİL' tespiti ve hükmünün yeni bir tezahürünü görmemiş olalım. Yukarda bu fili 'güden' i gördük. Şimdi ise gülmekten yerlere yatma tehlikesi pahasına da olsa bu filin tabii halini gözlemlemeye dair bir habere göz atalım :
----------------------------
Washington Post, 11 Eylül saldırılarının ardından ABD'nin tamamını kapsayacak şekilde oluşturulan gizli istihbarat veri ağına dair çok çarpıcı bir rapor yayımladı. Binlerce devlet kurumu ve özel şirketten oluşan ve bir ahtapotun kolları gibi ülkenin dört bir yanına uzanan bu ağ o kadar büyük ki işe yarayıp yaramadığı bile bilinmiyor.
ABD'nin 11 Eylül 2001’deki saldırılara bir cevap vermek amacıyla oluşturduğu çok gizli istihbarat ağı, o kadar büyük ve karmaşık bir hale geldi ki, kimse maliyetinin ne kadar olduğunu, kaç kişiyi çalıştırdığını veya bünyesinde kaç proje bulundurduğunu bilmiyor.
Washington Post, iki yıl süren araştırmalarında elde ettiği bulgular ışığında Çok Gizli Amerika'yı keşfetti. Dokuz yıl süren eşi benzeri görülmemiş bir harcama ve büyümenin ardından, ABD’yi koruması için oluşturulan sistem o kadar devasa bir hale geldi ki, işlerliğini belirlemek bile neredeyse imkânsız.
Yapılan araştırmada elde edilen bazı bulgular şunlar: Bugün 1,271 devlet kurumu ve 1,931 özel şirket, ABD geneline yayılmış 10 bin noktada terör karşıtı eylem, ulusal güvenlik ve istihbarat programları üzerinde çalışıyor. İç ve dış istihbaratı takip eden analistler her yıl yaklaşık 50 bin rapor yayımlıyor. Bu rakam o kadar yüksek ki, raporların çoğu rutin olarak göz ardı ediliyor.
GEREĞİNDEN FAZLA BÜYÜK
Savunma Bakanı Robet Gates, geçtiğimiz hafta Washington Post’a verdiği röportajda “11 Eylül’den beri o kadar büyük bir büyüme var ki, sadece CIA direktörü veya benim için değil, herhangi biri için bu büyümeyi kontrol edebilmek çok zor” ifadesini kullandı.
Bu durumun ciddiyetini farkına varılmasının ardından, geçtiğimiz yıl emekli Tuğgeneral John Vines, Savunma Bakanlığı’nın en önemli kollarının başına geçmesi için teklif aldı. Irak’ta 145 bin askeri yöneten Vines, gördükleri karşısında afalladı. Vines, karşılaştığı durumu, “Tüm bu aracılık ve ticari faaliyetleri koordine edebilecek bir kurum, yönetim, sorumluluk veya süreç bilmiyorum. Bu sistemin karmaşıklığı tanımlamanın ötesinde” dedi. Vines, sonuç olarak sistemin ABD’yi güvenli kılıp kılmadığını etkin bir şekilde değerlendiremeyeceklerini belirtti.
CIA direktörü Leon Panetta ise, beş yıllık bir eylem planı hazırladıklarını çünkü 11 Eylül’den sonra yapılan harcamaların sürdürülemez bir noktaya geldiğini söyledi. Panetta, “Bu açıklarla duvara toslayacağız. Ben buna hazır olmak istiyorum” ifadesini kullandı.
ÇOK GİZLİ ABD’NİN ÜSSÜ
Washington’un malikâneleriyle bilinen McLean bölgesinde, her sabah sıra halinde dizilmiş bir grup araç hiçbir haritada görünmeyen ve sokak levhalarında adı geçmeyen bir dağa tırmanmaya başlıyor. Yaklaşık beş alışveriş merkezi boyutunda olan bu beton dağ Liberty Crossing, en az 1,700 federal görevli ve 1,200 özel müteahhidin çalıştığı gizli bir üs. Liberty Crossing, 2001’deki saldırıların ardından mantar gibi büyüyen ABD hükümet kurumları ve şirket müteahhitlerinin merkezinde yer alıyor.
Her gün, ABD genelinde 854 bin memur, askeri personel ve özel müteahhit, elektro manyetik kilitler, retina kontrolü ve güçlendirilmiş duvarlarla korunan binalarda çalışıyor. Bu sistem, uluslararası çapta köktenci hareketleri etkisiz hale getirmek için kurulmuş ulusal güvenlik girişimi.
Bu görev hakkında birçok bilgi gizli tutuluyor. Ancak Çok Gizli Amerika’da başarıyı ölçmek ve sorunları teşhis etmek çok zor. ABD’nin istihbarat bütçesi geçen yıl 75 milyar dolar olarak açıklandı. Bu rakam, 10 Eylül 2001’deki rakamın 10.5 katı. Personel sayısı, birim ve örgütlerin kontrolden çıkmaya başlamasıyla, yönetim kademeleri bir çıkmaza girdi. George Bush hükümeti, bu sorunu olağanüstü yetkiler verdiği Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Bürosu'nu (ODNI) açarak gidermeye karar verdi.
Bugün, istihbarat kurumlarında çalışan yetkililer ODNI’nin görevinin ne olduğu hakkında emin olmadıklarını söylüyor. Kurum istihbarat paylaşımı, bilgi teknolojileri ve bütçe reformu gibi bazı alanlarda ilerleme kaydetse de, boyutlarının gereğinden fazla büyük olması veri aktarımının analiz edilmesi ve kullanılmasının önüne geçiyor.
ÇALIŞMA SİSTEMİ
Ortaya çıkan sistemin oluşturduğu hantallık her yerde görülebiliyor. Örneğin, Ulusal Terörle Mücadele Merkezi direktörü Michael Leiter, gününün büyük bir kısmını masasının üzerine yığılmış ekranlara bakarak geçiriyor. Onlarca veri tabanından beslenen ve birbirleriyle etkileşmeyen olağanüstü bir veri akışı gözlerinin önünden akıp geçiyor. Bu veri tabanları neden birleştirilmiyor diye sorarsanız, neden bunu yapmanın çok zor olması.
Her tesiste SCIF (hassas bölümlendirilmiş bilgi tesisi) odası bulunuyor. Bazıları dolap büyüklüğünde iken, bazıları bir Amerikan futbolu sahasının dört katı büyüklüğünde. SCIF içindeki en önemli insanlar, 20’li, 30’lu yaşlarındaki analistler. Bu insanlar, Çok Gizli Amerika’nın yapmaya çalıştığı her şeyin çekirdeğindeki kişiler. Analistlerin işi genel olarak veri ayıklayıp kategorize etmek. Ancak sonunda insan yargısı gerektiren bu işlem için birçoğu tecrübesiz kalıyor. Ortadoğu ülkeleri hakkına çok az bilgiye sahip olan bu insanlar, dillerini bile bilmedikleri bu ülkeler hakkında sayısız rapor üretiyorlar. En hassas ve elde edilmesi zor bilginin bir araya getirilmesi gereken Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) bile yetkililerden orijinal raporlar üretmediği ve zaten var olan bilgiyi geçtikleri eleştirisi alıyor.
Ancak tek sorun bilgi paylaşımında değil. Sadece Savunma Bakanlığı içinde 18 komutanlık, elde edilen bilginin yürütülmesi üzerinde çalışıyor. Ayrıca, tüm istihbarat kurumlarının yanı sıra en az iki askeri komutanlık bilgisayar ağlarında yaşanan bu siber savaşta en büyük rolü üstlendiğini öne sürüyor.
kaynak : hürriyet.com
19 Tem 2010, 18:47
badısaba
Kayıt: 21 Şub 2010, 23:59 Mesajlar: 91
Re: ABD ETÖ'sü Obama'nın kellesini istiyor
)) korku imparatorluğu.. Hezeyanlarınız, kuşkularınız, paranoyalarınız, tuzaklarınız hep boşuna, ne kadar çırpınırsanız çırpınıın her adımınız aynı zamanda bir düğüm... O mazlumların ahı duyulmaz mı sanırsınız a soysuzlar.
20 Tem 2010, 10:51
abdllh
Kayıt: 03 Nis 2010, 00:13 Mesajlar: 127
Re: ABD ETÖ'sü Obama'nın kellesini istiyor
ABD Tarihinin En Büyük Skandalı Ve Türkiye
ABD'nin Afganistan işgaline dair 90 binden fazla "çok gizli" belge internete düştü. ABD ordusu tarihinin en büyük köstebek skandalıyla çalkalanıyor. Belgeler arasında Türkiye ile ilgili de birçok doküman bulunuyor... Skandalları ortaya çıkaran ve belgeleri sızdıran kişinin ise Bağdat’ta görevli 22 yaşındaki er Bradley Manning olduğu sanılıyor. Manning’in belgeleri üzerlerine ‘Lady Gaga’ yazdığı CD’lere yazarak kaçırdığı belirtiliyor. Tutuklanan er idama çarptırılabilir.
Dünyadaki tüm sırları açığa çıkarmayı amaç edindiklerini söyleyen ve dünyanın dört bir yanından gelen sızdırma gizli belgeleri yayınlayan Wikileaks sitesi, tarihin en büyük istihbarat bombalarından birini patlattı. Site, ABD’nin Afganistan işgaline dair tam 92 bin 201 gizli belgeyi ortaya döktü. Gizli belgeler, ABD ordusu mensupları tarafından 2004-2009 arasında Afganistan’da kaleme alındı. Raporlar, Wikileaks yönetimi tarafından 1 ay önce The New York Times, The Guardian ve Der Spiegel isimli yayın organlarına iletildi. Bu üç saygın basın kuruluşu, raporların gerçekliğini kontrol ettikten sonra dün belgeleri manşetlerine taşıdı.
İNTERNETTE KENDİNİ ELE VERDİ
“ABD tarihinin en büyük istihbarat skandalı” olarak kayıtlara geçen olayın kahramanı ise 22 yaşındaki Amerikalı bir er. Bradley Manning adlı istihbaratçı erin belgeleri kopyalayarak siteye ilettiği sanılıyor. Manning’in Wikileaks’le ilk bağlantısı 5 Nisan’a dayanıyor. Bu tarihte sitede bir Amerikan helikopterinin kokpitinden çekilmiş görüntüler yayınlandı. Kayıtta iki Reuters muhabirinin helikopterden açılan ateşle hayatlarını kaybettiği görünüyor. Bu olayın ardından mayıs sonuna doğru ABD’de yaşayan Adrian Lamo isimli bir bilgisayar korsanı “Bradass87” takma adlı bir kişiyle internette konuşmaya başladı. Bradass87 bu görüşmelerde Lamo’ya “Bağdat’ın doğusunda görev yaptığını ve askeri istihbarat uzmanı olduğunu” yazdı. İkilinin beş gün devam eden görüşmeleri boyunca Bradass87, “ABD’nin diplomatik ve askeri sırlarıyla çok gizli belgelere ulaşabildiğini” belirtti. Ayrıca “Belgeleri indirip, kopyalarak Julian Assange’e gönderen bir kişiyi tanıdığını, zaman zaman da kendisinin belgeleri boş CD’lere yazarak sızdırdığını” söyledi. Bradass87, bunu yaparken CD’lerin üzerine Amerikalı şarkıcı “Lady Gaga”nın adını yazdığını bu sayede yakalanmadığını da ifade etti. “İnsanların gerçekleri bilmesini istiyorum” diyen Bradass87, görüşmenin bir yerinde “Bunları sana itiraf ettiğime inanamıyorum” ifadesini de kullandı.
6 AYDA KOPYALAYABİLDİ
Ancak Lamo, 23 Mayıs’ta durumu ABD ordusuna iletti. 25 Mayıs’ta Pentagon’un soruşturma bölümünden yetkililerle Starbucks’ta buluşan Lamo görüşmelerin yazılı hallerini teslim etti. Ertesi gün ise Bağdat’taki ABD askeri üssünde istihbarat sorumlusu er Manning gözaltına alındı. Kuveyt’teki Merkez Komutanlığı’na gönderilen er, askeri bir hapishaneye atıldı. Genç askerin yaklaşık 260 bin belgeyi 6 aylık bir zamanda CD’lere yüklediği sanılıyor. Wikileaks kaynağının bu er olduğunu kabul etmedi, ancak Manning’in savunulması için tüm masrafları site karşılıyor. Manning gizli belgeleri sızdırmak, vatana ihanet ve Amerikan askerlerinin güvenliğini tehlikeye atmaktan idam cezasıyla bile yargılanabilir.
15 BİN BELGE DAHA BEKLİYOR
Wikileaks, cephedeki alt düzey yetkililerin “ham istihbaratı” olarak nitelediği sızan bu belgelerin, “genelde çok üst düzeydeki operasyonları” da kapsamadığını açıkladı. Yaklaşık 15 bin raporun yayınlanmasını da, “kaynaklarının sürece zararın azaltılması talebiyle” ertelendiğini belirten Wikileaks, yeni değerlendirmelerin ardından bu belgeleri de yayınlayabileceklerini açıkladı.
Beyaz Saray ise sızdırılan belgelerin açıklanmasını kınayarak, bunun Amerikalıların ve ortaklarının hayatlarını riske attığını savundu. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Emekli Genaral Jim Jones, belgelerin Ocak 2004’ten Aralık 2009 kadarki sürece, eski Başkan George Bush dönemine, yani Başkan Barack Obama’nın yeni stratejisini açıklamasından önceki döneme ait olduğuna işaret etti. WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange ise “Sızan belgeler savaş suçu kanıtı niteliğinde. Ancak bunların suç olup olmadığına yalnızca mahkeme karar verebilir” dedi.
Türkiye “Teröristlerle anlaşma yapmayız” dedi
WIkIleaks tarafından basına sızdırılan istihbarat raporlarında, Türkiye ve Afganistan’daki Türk vatandaşlarıyla ilgili bölümler de bulunuyor. Bir notta, ABD yetkililerinin o zamanın Türk Dışişleri Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Şakir Torunlar ile tutuklanan Taliban militanlarının serbest bırakılması konusunda görüştüğü belirtiliyor. Notta şöyle deniyor: “Torunlar, yurtiçinde veya yurtdışında Türk hükümetinin teröristlerle anlaşma yapmak gibi politikalarının olmadığını, bu militanların Türkiye’nin askerlerinin bulunduğu Afganistan’daki uluslararası gücün askerlerinin hayatını da tehlikeye atabileceklerini ve diğer teröristlere örnek olabileceğini söyledi. 29 Mayıs 2007 tarihli bir diğer notta ise Kabil’den Kandahar’a giden iki Türk öğretmeni taşıyan taksinin Moqur bölgesinde trafik kazası geçirdiği, öğretmenlerden birinin olay yerinde öldüğü diğerinin de yaralı olarak kurtulduğu belirtiliyor.
200 AFGAN SİVİLİN ÖLÜMÜ GİZLENDİ
Yaklaşık 200 Afgan sivilin ölümü dünya kamuoyundan gizlendi. n Öldürülen sivillerin bir kısmı resmi belgelerde Taliban militanı olarak gösterildi. n Amerikan özel kuvvetleri içinde sadece suikast düzenlemek için görev alan Task Force 373 üyesi askerler bir baskında 7 Afgan çocuğu öldürdü. Bu olay dünya kamuoyundan gizlendi. n Taliban’ın elinde Sovyet işgali sırasında Amerika’nın Afgan milislere verdiği ısı güdümlü füzeler halen bulunuyor. Taliban militanları bunları Amerikan helikopterlerini düşürmekte kullandı. n ABD’nin yılda 1 milyar dolar yardım yaptığı Pakistan’ın Gizli Servisi, Afganistan’da Taliban ile işbirliği içinde. İran da Taliban’a her tür desteği sağlıyor. n 1987-89 yılları arasında Pakistan istihbaratı ISI’nın başında olan ve CIA ile Sovyetler’i Afganistan’dan çıkarmak için işbirliği yapan General Hamid Gül, şimdi de El Kaide saflarında Amerikan ordusuna karşı mücadeleyi koordine ediyor. n Gül, Gulbeddin Hikmetyar ve Celaleddin Hakkani gibi milis liderleriyle ortak çalışarak El Kaide’ye hem istihbarat hem de askeri destek sağlıyor. n General Hamid Gül ile El Kaide’nin üst düzey isimleri Ocak 2009’da Veziristan bölgesinde görüştü, CIA’nın insansız uçaklarla düzenlediği saldırılara verilecek cevap konusunda plan yaptı. Taliban’ın Pakistan bölgesinde eylemlere son vermesi karşılığında Afganistan’daki Taliban operasyonlarına destek sözü verdi.
Aktifhaber
----------------------
ABD GENELKURMAY BAŞKANI BİR BASIN TOPLANTISI DÜZENLEYEREK ŞU HUSUSLARA VURGU YAPTI :
Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir
Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz