Aslında tam olarak 21 Aralık 2012 (veya bazılarına göre 22 Aralık) tarihi ve sonrası olarak ifade edilen fenomenin çıkış noktası eski bir Güney Amerika medeniyeti olan Maya'ların kullandığı takvim sistemidir. Özellikle 1990'lardan sonra gelişim gösteren bu konu hakkında en ciddi araştırmalardan birini Amerikalı araştırmacı John Major Jenkins yapmış ve bunu 1997 yılında yayınladığı "Maya Cosmogenesis 2012" isimli kitapta ortaya koymuştu. Şimdi ayrıntılarıyla inceleyelim.
1- Maya Takvimi
Mayalar şaşırtıcı bir astronomi bilgisine sahip bir medeniyetti. Sadece Güneş, Ay ve Mars gibi bugün amatör gözlemcilerin dahi gözlemleyebildiği yakın cisimlerle değil, neredeyse bütün uzak yıldızları, yıldız gruplarını ve bunların hareketlerini gözlemlemişlerdi. Hatta bu gözlemleri sayesinde bir yılı bizim bugün süper bilgisayarlarla hesapladığımız süreden milyonda bir hata payı ile hesaplamışlardı. Zamanı ölçmede hassas hesaplara ulaşmak için döngülerden ve iki ayrı takvimden yararlanmışlardı. Bunların ilki, “kutsal takvim” olarak bilinen ve 20’şer günlük 13 aydan oluşan “Tzolkin” (Gün Sayımı) denen döngüdür. Bu döngü, 13 rakam ve 20 ismin oluşturduğu kombinasyonları içerir ve 260 günlük sürecin bitiş günü “13 Ahau”dur. “Haab” adını taşıyan bir ikinci takvim, bugün bizim kullandığımız güneş takviminin çok benzeridir ve yine 20’şer günlük 18 aydan oluşur. “Uinal” olarak adlandırılan bu 20 günlük ayların toplamı 360 gün yapar ve Maya zaman ölçümünde buna “tun” adı verilir. Normal güneş yılı için gerekli olan 5 artık gün, 5 tanrının adıyla “tun”a eklenir (aynı Mısır ve Sümer’de olduğu gibi!) Her iki döngünün gün sayıları ancak 52 güneş yılı sonra eşitlenir. Tzolkin ile Haab’ın bitişleri aynı güne denk gelir yani, Tzolkin’e göre 13 Ahau gününde, Haab da sona ermiştir. Ve diğer döngüleri şu şekildedir:
GÜN SAYISI İSMİ
1 Kin
20 Uinal
360 Tun
7200 Katun
144000 Baktun
İşte Mayaların efsanevi “Long Count” yani “Uzun Sayım” dedikleri süreç, 13 Baktun’a eşittir (1.872.000 gün = 5125,36 güneş yılı) Maya tarihinde “başlangıcı” olarak belirlenmiş noktayı bilmezsek, yukarıdaki hesabı yapamayız. Bizim takvim sistemimize göre bu an, İsa’nın doğduğu varsayılan yıldır. Gregoryen takvimimizde biz bu yılı “0” olarak kabul eder ve öncesini, sonrasını buna göre hesaplarız. Mayalarda da bu tarihin başlangıcı 0.0.0.0.0 günü olmalıdır; yani herşeyin başlangıç noktası Arkeolojik bulgular ve Karbon-14 yöntemi yardımıyla yapım tarihi bizim takvimimize göre büyük bir kesinlikle belirlenen birkaç tapınakta (İzapa, Chichen Itza ve Monte Alban’da) Maya rahiplerinin, yapılış tarihini belgeleyen Uzun Sayım tarihleri de bulunmuş ve yanılma payıyla birlikte Milattan Önce 11 Ağustos 3114 tarihi 0.0.0.0.0 noktası olarak tespit eidlmiştir. Ve buna göre 13.0.0.0.0 tarihi 21 Aralık 2012 gününe denk gelmektedir.
ÖRNEK “11 . 2 . 5 . 1 . 4 ” “11 baktun, 2 katun, 5 tun, 1 uinal ve 4 kin” -------------------------------------------------------------------------------- 11 x 144.000 + 2 x 7200 + 5 x 360 + 1 x 20 + 4 = 1600224 -------------------------------------------------------------------------------- 1 Güneş yılı = 365,242 1600224 / 365,242 = 4381,27 -------------------------------------------------------------------------------- “11 . 2 . 5 . 1 . 4 ” 4381,27 YIL EDİYOR. --------------------------------------------------------------------------------
2- O günün özelliği nedir?
Maya takviminin 21 Aralık 2012'de bitmesinde ne var diye soruyor olabilirsiniz. Aslında bu tarih tespit edildikten sonra araştırmacılarında kafasına takılan soru buydu. Ve ilk akla gelende, astronomide bu kadar ileri bir toplumun bu tarihide bir astronomik oluşumla ilişkilendirmiş olma olasılığıydı. Bu yönde yapılan araştırmalar bu fikrin doğru olduğunu ortaya koydu.
Bilindiği gibi 21 Aralık tarihi yılın en kısa günüdür.
John Major Jenkins, 21 Aralık 2012’de gökyüzünde oluşan astronomik konumların, oldukça sıradışı birleşmelere işaret ediyor. Bunların en önemlisi, gezegenlerin ve Ay’ın üzerinde hareket ettiği, “Ekliptik” olarak adlandırdığımız “tutulum çemberi”nin, tam 21 Aralık günü Samanyolu’nun dünyadan görülen ekvatoral çizgisiyle kesişmesi. Bu kesişmenin, modern astronomik ölçümlere göre "galaksimizin merkezi” olduğu belirlenen noktada (süper karadeliklerden biri olduğu düşünülüyor.) gerçekleşmesi, bu tarihi daha da ilginç kılıyor. Ama daha ilginci, 21 Aralık günü Güneş’in de tam “gündönümü” sırasında bu noktayla aynı hizaya gelmesi. Astronomik deyişle “Gündönümü Güneşi”, Ekliptik ile Samanyolu kuşağının “galaksi merkezi” olduğu belirlenen noktayla aynı hizada kesiştiği koordinata yerleşiyor. Bu birleşim, Mayalara göre, “Güneşler” olarak adlandırdıkları devrelerin beşincisinin noktalandığı anı belirlemekte.Maya kozmogonisine göre, dünyanın geçmişi, 13 Baktun’luk (aşağı yukarı 5125 yıl) devrelerden oluşur ve bunların her birinin bitimi, dünya için radikal değişimler ve büyük yenilikler içerir. İçinde bulunduğumuz devre, Mayalara göre beşinci ve son devredir ve 13.0.0.0.0 tarihinde son bulacaktır. Bizim takvimimize göre sözü edilen bu tarih, 21 Aralık 2012’ye denk gelmektedir.
Mayaların bugüne ilişkin öngörüleri,efsaneleri veya kehanetleri ise gerçekten çarpıcı. Buna geçmeden önce bir bilgiyi daha vermek gerekli. İçinde bulunduğumuz galaksi milyonlarca yıldıza sahip olmasına rağmen, galaksimizin merkezi olarak gösterilen nokta yıldız miktarının gayet seyrek olduğu bir nokta. Yaklaşık 25,800 yılda toplam 4 kere (dünyanın presession süresi) galaksi merkezimizle,
1- " A door into the heart of space and time will open" , Zamanın ve uzayın kalbindeki kapı açılacak
2- " The cosmos will be reborn or recreated " , Evren yeniden doğacak, yeniden yaratılacak
3- " We will reach the Zero Point of the process - a moment of collective spiritual birth " , Döngünün sıfır noktasına erişeceğiz, toplu ruhsal doğuş anı
4- “…our basic orientations will be inverted. On the level of human civilization, our basic assumptions and foundation values will be exposed, and we will have the opportunity to embrace values long since driven under the surface of our collective consciousness”
Bizim basit doğamız ters yüz olacak.
Aslında tek önemli tarih 21 Aralık değil 2012 yılı için. Mayaların astronomi birikimlerinde , Boğa takımyıldızındaki Pleiades grubunun ayrı bir önemi var. G Bu yıldız grubunun gökyüzünün tepe noktasından (“Zenith” noktası) geçişi, Mayalar için önemli bir olaydı ve genellikle Tzolkin ile Haab’ın son günlerinin çakıştığı 52 yıllık dönemin sonunda yaşandığı için de fazlasıyla önemsenirdi.
Monte Alban’dan İzapa’ya dek birçok kentte, gökyüzünün tepe noktasını gözlemlemek için hizalanmış şaftlara sahip yapılar bulunmuştur. Bu gözlem noktalarında başını yukarı kaldırıp belli bir anda daracık şafttan gökyüzüne bakan gözlemci, yalnızca Zenith noktasını görürdü. Meksika’nın güneyinde, İzapa’nın bulunduğu paralel üzerinde Güneş – Pleiades buluşması, presesyon etkisinden bağımsız olarak her yıl, ilkbahar ekinoksundan 61 gün sonra gerçekleşir. Günümüzde bu tarih, Güneş’in Boğa Burcu’na girdiği 20 Mayıs tarihine denk gelmektedir. Bu buluşma Zenith’te gerçekleşirse? Mayıs 2000'deki gezegen dizilimini hatırlayacaksınız. Ama ondan çok daha önemli birşeyi çoğunluğumuz bilmiyoruz Mayalarca önemli olduğu yeterince vurgulanan gün, Güneş – Pleiades – Zenith buluşmasıdır ve bu astronomik olayın gerçekleşme tarihi de 20 Mayıs 2000’dir. Mayalar, 13 Baktun’un hemen öncesine denk gelen bu astronomik buluşmayı, bir sürecin başlangıcını işaretlemek için kullanmışlardı Ünlü Kukulkan piramidinin tepesinde, doğrudan Zenith’e yöneltilmiş, çıngıraklı yılan kuyruğu biçiminde bir sütun yer alır. Çıngıraklı yılanın kuyruğundaki “çıngırak” işaretleri, Maya kültüründe Pleiades’in simgesidir. Çıngırağın biraz aşağısında, “Ahau yüzü” olarak adlandırılan bir kabartma vardır ve bu da, Güneş’i simgelemektedir. Bir bütün olarak Kukulkan piramidinin tepesindeki şekil, Güneş – Pleiades – Zenith buluşmasına işaret etmektedir yani.
Kutup Değişimi
Bir grup astrofizik ve jeofizik uzmanının, bilgisayar uzmanlarıyla beraber yürüttükleri araştırma sonucu sıradışı bir olayın 2012'de başımıza gelme olasılığı olduğunu ortaya koymuş.
Bildiğiniz gibi Güneş'in ortalama 11 yıllık periyotlarda (ve son zamanlarda yapılan araştırmalarda 180 yıl civarında ikinci bir döngü daha var) aktivitesi zirveye çıkıyor. Kuvvetli patlamalar ve güneş lekeleri bu dönemde en yoğun zamanında oluyor. Son zirve dönemi 2000-2001 yıllarındaydı. Ancak bu dönemden bu yana düşüşe geçmesi gereken aktivite tam aksine az miktarda bir düşüşten sonra yatay bir düzey tutturmuş durumda. Yani bir sonraki zirve döneminin çok daha şiddetli olabileceğine dair bir işaret olabilir.
Bir sonraki zirve noktası ise 2012 yılına denk düşüyor. Yukarıda bahsettiğim araştırmanın da kilit noktası burası. Eğer bilgisayar ortamında yapılan teorik modellerin sonuçları doğruysa 2012 yılı civarında bizi bir Manyetik Kutup kayması bekliyor. Bu olay ortalama 200,000 yılda bir gerçekleşen, ancak bir önceki kaymanın 780,000 yıl önce olduğu bilinen bir olay. Mıknatıslardaki güney ile kuzey'in yer değişmesi olayı kısaca. Ancak bu bir anda başlasa da, bir günde biten bir olay değil. Manyetik yapının tekrar dengeye gelmesi ortalama 3000 yıl kadar sürüyor(muş).
Bu olayın nasıl olacağına dair bulgularda, + ve - kutbun, bu olay başlamadan önce diğer yarı kürede adacıklar mantığıyla bölgeler oluşturması ve genel manyetik güç kaybı oluşturması, olduğu tespit edilmiş durumda. Dünya'da ise son 300 yılda genel manyetik kutup %20 oranında zayıflamış durumda. Bu Antartika ve Güney Amerika’da, yani ozon tabakasının delik olduğu yerde %40 lara kadar çıkıyor. (yani ozon tabakasının asıl delinme nedeni olabilir)
Fazla uzatmadan sonuçlandırırsam, bahsi geçen araştırma bu olayın 2012 yılında gerçekleşeceğini ortaya koyuyor. Yani güneş'in aktivitesinin en güçlü olacağı zamanda bir kutup kayması. Aynı araştırma sonucuna göre bu olay milyonlarca yıl önce olduğu ortaya çıkıyor.
Güneş aktivitesi zirvesinde ve Manyetik kutup yer değiştirirse ne olur?
Manyetik kayma demek, dünyanın manyetosferinin, yani manyetik kalkanının bir süreliğine kapalı olması demek. Güneş'ten veya uzaydan gelecek her türlü etkiye açık olacağız demek.
Güneş'ten gelen zararlı ışınlar ve kozmik ışınlar direkt dünya yüzeyine ulaşacak. En basit sonucu milyonlarda kanser vakası.
Diğer olası sonuçlarından biri, dünyanın manyetik alanı etkin olmayacağından meteor gibi cisimlerinde yönlerinin dünya tarafından değiştirilemeyeceği, zam tersi çekileceği olasılığı...
Dünyanın yer çekimine etkisi tahmin edilememekle beraber, volkanlar,depremler vs.. gibi olayların zirve yapacağı tahminlerden biri.
EĞER GERÇEKLEŞİRSE, küresel bir felaket bizi bekliyor demektir...
_________________ Video barbam et pallium, philosophum nondum video!!! Yani!..
11 Haz 2009, 12:15
Algabal
Eski üye
Kayıt: 12 May 2008, 23:47 Mesajlar: 89
Re: " Maya Takvimi"
11 Ağu 2009, 22:25
örümcek
Eski üye
Kayıt: 02 Ağu 2008, 20:20 Mesajlar: 1056
Re: " Maya Takvimi"
herkes bunu konuşuyor mayaların takvimine göre şöle böle kıyamet diyenler bile var..2012 ne 2012 miş olsa olsa bu sadece 2012 istanbulun dinler arası kültür merkezi olmasının ve arkasından getireceği büyük savaşların habercisi olabilir.Dünya yuvarlak bu dünya daha çok böle döner:) Karadelikler takım yıldızlar gök taşları vs vs selller depremler insan kıyımları Muhddin arabiye görede 2052 olarak kıyamet alametleri belirtilmiş.. hatırladiğim kadarı ile..ama hicrimi -miladimi- maya takvimine göremi ........Benim kıyametim öldüğüm gündür:)
_________________ Yalan doğrudan, karanlık aydınlıktan kaçar, Güneş yanlızdır ama etrafına ışık saçar, Üzülme doğğruların kaderidir bu yalnızlık. Kargalar sürüyle, KARTALLAR YALNIZ UÇAR ! ! !
12 Ağu 2009, 01:52
Algabal
Eski üye
Kayıt: 12 May 2008, 23:47 Mesajlar: 89
Re: " Maya Takvimi"
ÖRÜMCEK yazdı:
herkes bunu konuşuyor mayaların takvimine göre şöle böle kıyamet diyenler bile var..2012 ne 2012 miş olsa olsa bu sadece 2012 istanbulun dinler arası kültür merkezi olmasının ve arkasından getireceği büyük savaşların habercisi olabilir.Dünya yuvarlak bu dünya daha çok böle döner:) Karadelikler takım yıldızlar gök taşları vs vs selller depremler insan kıyımları Muhddin arabiye görede 2052 olarak kıyamet alametleri belirtilmiş.. hatırladiğim kadarı ile..ama hicrimi -miladimi- maya takvimine göremi ........Benim kıyametim öldüğüm gündür:)
Mevzu aslinda oldukca ilginc ve kanaatimce cesitli faydalari beraberinde getirici...
Bana bu "2012 olayi" özellikle "1999 olayi"ni hatirlatti. Hani Nostradamus'un 1999 yili icin gecerli kehanetleri etrafinda koparilan gürültüler (en yaygin tefsirlere göre Paris sehri gökten düsen bir cismin etkisiyle marab olacakti), o yil Agustos ayindaki günes tutulmasi vs... Paris'e gök tasi filan düsmedi, yani son neticede Fransizlar'in "basina bir sey gelmedi".
Ya 1999'in bizim icin manasi? 1998/99 manasi?
Mesela 17 Agustos Gölcük Depremi "normalde" fazla bir sey ifade etmese gerek... "Domuzlar karargahi"nin depremin "sifir noktasi"nda ("ground zero") olmasi disinda, pek "özel bir durum" olmayacakti... 17 Agustos Depremi'ni - bizim perspektifimizden! - asil manali kilan o dönem Furkan Dergisi'nin iki ay evvel baslattigi yayinlardir. Ve isin icinde (belki de merkezinde?) Tilki Günlügü'nün-Tilki Günlügü yazarinin "rolü ve manasi"... Uzun uzun anlatmaya gerek yok sanirim... (Burda isin sirrina - "püf noktasi"na - vakif gönüldaslar var, onlara sorulabilir-danisilabilir.)
Herkese - nasibince - 17 Agustos'un bir tecrübe olmasi... "1999"un bir nevi "es zamanliligi" var... Iste bir Fransiz icin "Paris'in yakilip-yikilmamasi" cesitli acilardan birtakim manalar tasiyabilir. Ama bir Fransiz icin (bizim bildigimiz) 17 Agustos Depremi "doga felaketi" disinda hic bir sey ifade etmez.
Mayalar icin "2012"nin - daha dogrusu "13.0.0.0.0" tarihinin - manasi yine "kendilerine göre" birtakim özel manalar tasiyor elbet. (Bu arada sunu da belirtmekte fayda var: "2012" ile Mayalardan-Mezoamerikan yerlilerinden cok Batililarin ilgilendigi bir "gariplik" olsa gerek.) Kendi kosmolojilerine göre, dinlerine göre vs... Simdi bu gibi seylerin en cezbedici yönü benim "es zamanlilik" diye tarif ettigim noktada; yani cesitli kültürlerin, mitolojilerin, dinlerin vs arasindaki "paralellik"...
Tabi "bunlari takip etmenin faydasi nedir-ne kadar olabilir?" diye sorulabilir. Dogrudur... Olur-olmaz her seye "baliklama atlayanlar"in hali de ortada... Külliyat'ta bu gibi mevzularin asil meselelere dogru - IBDA Diyalektigi'nin bir gerekliligi olarak - tevil edilmesinin "hayati önemi" malum...
Şener Özönder imzali "Kuantum ve Hastalıklı Telakkiler" baslikli makaleden (Aylık Dergisi Sayı: 19):
Meselelere yaklaşan insan şuurunun tesisi başa alınmadan ve usûl üzerine kafa yorulmadan, çoğu kuantum ve diğer meselelerden rasgele besleniyor fakat bunu bünyeye tahvil edemiyor, netice olarak da ortaya ishal olmuş beynin ürünleri çıkıyor.
(...)
Son olarak “niçin Yağmurcu” ve “niçin Sefine” sorusunun cevabı:
“İşte tam benim bulunduğum nokta: İlk düğmenin yanlış iliklenmesinden sonra devamının da öyle sürmesi gibi, hiçbir kemmiyetler tablosu ve uzmanlık tavrının silemeyeceği bir bedahet idrakı ile, "her şeyden önce hâdiseye yanaşan insan şuuru" meselesi üzerinde durmak... İş, başlangıç ve netice olarak buraya bağlı oldu mu, elbette gerekli olan Mutlak Fikir'in değerler tablosudur... Böyle bir yaklaşım, "sır idrakı"nı zedelemeden, her türlü sonuçlandırmayı tevil ve tabiri mümkün bir yerde bırakır ki, "ihtimâller âlemi"ne usulünce açılmanın göstericisi olarak, tefekkür ve ilmî tavrın tâ kendisi olur.” (Mirzabeyoğlu, Yağmurcu, s. 278)
(Hemen sunu da belirteyim: Konuyu "kesip atmak" degilde, "dogru giris" - Mütefekkir'in tabiriyle "ilk dügmenin yanlis iliklenmemesi" - üzerinde durdugum belli oluyordur...)
12 Ağu 2009, 16:25
umeyr türkî
Moderatör
Kayıt: 29 Nis 2008, 00:39 Mesajlar: 1120
Re: " Maya Takvimi"
Algabal Gönüldaş biz -ben- ne olduğunu biliyor muyuz? Kesinlikle hayır. Adıbelli'nin esatir ve mitler üzerinden son olarak kaleme aldığı seri yazılar malûmunuz. Maya, Sümer ve kısmen Mısır'ın ortak bir kök şuura dayandığı gibi bir veri var ortalıkta.
Nuh Peygamberimizin gemisinin buharlı olduğu, Mısır resim-yazı şeklinin köklerinde Adem Peygambere öğretilen yazının olduğu ve bunun bugün bizim tanıdığımız şekliyle arap harflerinden müteşekkil olduğu, sonradan arap harfleri diye tanındığı vs.. Efendi Hazretlerinden intikâl (hatam olduysa gönüldaşlar düzeltsin - kaynak Son Halkalar ve Seyyid Abdulhakim Arvasi Külliyatı adlı Süleyman Kuku'nun eseri)
Diğer bir bilgi ise, Hz Mehdi'ye karşı hazırlanan küfür ordusunun, çeşitli afetlerle bitap düşeceği ile ilgili mütevatir bilgiler..
1999-2000-2012 vs detyalandıramasak bile, her yönüyle köklü ve gittikçe serileşen olaylar ve haller deveran ediyor.
Arabî Hzlerinin Hz İdris Aleyhisselam için güneş makamına çekildiğini söylemesi.. Maya'da Ahua... makamın ulivviyet diye vasıflandırılışı.
Bir hatıra; ismi lazım değil cezaevinde zilzal suresi okunuyor, okuyoruz. Gayet şahsî bir his istilası içinde izmit adapazarı düzce bolu hattı boyunca uzanan deprem yırtığının takip ettiği illerin isimleri harita üzerinde büyüyerek yaklaşıyor ve İzmit İ dir, Adapazarı A dır gibi bir mana eseri İBDA terkibi oluşuyor. Fakat Düzce'nin D'si il olmaması itibariyle eksik. O gece yatsıya doğru 12 Kasım depreminin haberi ulaştı. Ve İBDA terkibi tamam oldu. Ümmetin kurtuluş yılı!.. Tamam olan neydi? Parça bütünün habercisi miydi? O zaman dilimindeki hususîlik şu veya bu vasıfta nelere tevaffuk etmişti?
İster şahsî isterse bu tür geçmişten geleceğe kendisini açığa vuran hakikatler vs şeklinde olsun.. Cezbediliyoruz!.. KİM ve nereye?
Usûl demişsiniz, eyvallah, fakat şaşkınız, hayretler içindeyiz.
O yüzden karışmadan fakat ilgisiz de kalamadan izliyoruz.
12 Ağu 2009, 17:17
BekciMurtaza@
Eski üye
Kayıt: 15 Nis 2008, 00:33 Mesajlar: 1595
Re: " Maya Takvimi"
Maydonoz pardon "ilgi"siz kalamiyacaiim bi mevzu yani bu diil mi? neticede de zati, burda "Marduk da varr!" diye diye en az 1 senedir yirtinan da Biziz@ yani:)
Umeyr arkadas, Simar-Maya-Mısır arasinda "kok ilgisi" olduundan bahsediyo, aslinda ortadaki TEK ilgi ILK INSAN ILK PEYGAMBERDI ve IDRIS ALEYHISSELAM; diierleri "yorum"...
Algabal arkadasin, kendi yazdiii kismi haric, en dibde gelen "nakil" laflar, bence yani, mevzuuu anlamamak (zati Mardukla alakali olmadigindan anlamasmasi da normal) veya klasik laflar... BU mevzuuyu boole ele alirsaniz, wala fena:)
Neyse, Allahdan Salih bey yazmis biseyler de Benim burdaki laflarima artik "biyik altindan-surme altindan" felan gulunmez:)
Ben "Dagitim Taburlari"ndanim; once bi daait dendi, daitiyorum, ardindan gelir, gorursunuz.
)))
_________________ Video barbam et pallium, philosophum nondum video!!! Yani!..
12 Ağu 2009, 18:51
Algabal
Eski üye
Kayıt: 12 May 2008, 23:47 Mesajlar: 89
Re: " Maya Takvimi"
umeyr türkî yazdı:
Algabal Gönüldaş biz -ben- ne olduğunu biliyor muyuz? Kesinlikle hayır. Adıbelli'nin esatir ve mitler üzerinden son olarak kaleme aldığı seri yazılar malûmunuz. Maya, Sümer ve kısmen Mısır'ın ortak bir kök şuura dayandığı gibi bir veri var ortalıkta.
Nuh Peygamberimizin gemisinin buharlı olduğu, Mısır resim-yazı şeklinin köklerinde Adem Peygambere öğretilen yazının olduğu ve bunun bugün bizim tanıdığımız şekliyle arap harflerinden müteşekkil olduğu, sonradan arap harfleri diye tanındığı vs.. Efendi Hazretlerinden intikâl (hatam olduysa gönüldaşlar düzeltsin - kaynak Son Halkalar ve Seyyid Abdulhakim Arvasi Külliyatı adlı Süleyman Kuku'nun eseri)
Diğer bir bilgi ise, Hz Mehdi'ye karşı hazırlanan küfür ordusunun, çeşitli afetlerle bitap düşeceği ile ilgili mütevatir bilgiler..
1999-2000-2012 vs detyalandıramasak bile, her yönüyle köklü ve gittikçe serileşen olaylar ve haller deveran ediyor.
Arabî Hzlerinin Hz İdris Aleyhisselam için güneş makamına çekildiğini söylemesi.. Maya'da Ahua... makamın ulivviyet diye vasıflandırılışı.
Bir hatıra; ismi lazım değil cezaevinde zilzal suresi okunuyor, okuyoruz. Gayet şahsî bir his istilası içinde izmit adapazarı düzce bolu hattı boyunca uzanan deprem yırtığının takip ettiği illerin isimleri harita üzerinde büyüyerek yaklaşıyor ve İzmit İ dir, Adapazarı A dır gibi bir mana eseri İBDA terkibi oluşuyor. Fakat Düzce'nin D'si il olmaması itibariyle eksik. O gece yatsıya doğru 12 Kasım depreminin haberi ulaştı. Ve İBDA terkibi tamam oldu. Ümmetin kurtuluş yılı!.. Tamam olan neydi? Parça bütünün habercisi miydi? O zaman dilimindeki hususîlik şu veya bu vasıfta nelere tevaffuk etmişti?
İster şahsî isterse bu tür geçmişten geleceğe kendisini açığa vuran hakikatler vs şeklinde olsun.. Cezbediliyoruz!.. KİM ve nereye?
Usûl demişsiniz, eyvallah, fakat şaşkınız, hayretler içindeyiz.
O yüzden karışmadan fakat ilgisiz de kalamadan izliyoruz.
Allah razi olsun, umeyr gönüldas! Benim - bizim! - gönlümüzden geceni dile getirmissin. Gönülden geceni dile getirmenin ne cetin bir dava oldugunu biliyorum... Nasil anlatilir, nerden baslanir?
"Karışmadan fakat ilgisiz de kalamadan izliyoruz"... Isin ehli belli ve her iste oldugu gibi herkes nasibince olaylara "bir sekilde" tesir edici konumda... Hiyerarsik nizam belirten bir ehram misali, "en tepedekiler" de "en alttakiler" de "isin icinde"... Keyfiyetler ayri ayri... Yani mümin de kafir de; topyekun insanlik kadrosu - bilerek-bilmeyerek - "isin icinde"... Cocukca bir tavir ile gözlerimizi kapasak bile, pasif kalamayacagimiz ortada... Iste bu vesile ile - en kücük capta - "ise müdahiliz"...
Bunlari "cok aksiyoncu biri" oldugum icin belirtmiyorum, tam tersine; kacmayi denemis biri olarak yaziyorum... Var mi bunun bir "kacis yolu"? Yol cok da, kacis yok... : )
"Cezbediliyoruz!.. KİM ve nereye? Usûl demişsiniz, eyvallah, fakat şaşkınız, hayretler içindeyiz." Evet, ne GÜZEL! : )
Hani, biraz basma kalip bir laf var: "Sarsici güzel!" Gören gözü olan bu manzara karsisinda nasil sarsilmaz?! Ama en azindan hayret edebiliyoruz ya - ulularin himmetiyle! - "ümitsiz vaka" degiliz insallah. Sarsilmak var ama - insallah! - yikilmak, ezilmek yok! Ne kadar unutsamda, hatirladigim her defasinda bu sarsilmayi nimet-ihsan bilmemdir beni ayakta tutan.
Gönüldasin halinden gönüldas anlar... : )
Isin basinda, eski Furkanlarda - ki 10 yil olmus - yanilmiyorsam Mahmud Efendi Hazretleri'nin bir kelami; hic aklimdan cikmaz: "Bir tek seriatci gencin yüzünden kainat ayakta durur. Bir tek seriati muhafaza etmeyen gencin yüzünden kainat yıkılır."
Gel de sarsilma!
(Insallah "2012" vs üzerine devam ederiz... Simdilik vallahi takatim kalmadi.)
12 Ağu 2009, 22:02
örümcek
Eski üye
Kayıt: 02 Ağu 2008, 20:20 Mesajlar: 1056
Re: " Maya Takvimi"
Algabal yazdı:
Mevzu aslinda oldukca ilginc ve kanaatimce cesitli faydalari beraberinde getirici...
Bana bu "2012 olayi" özellikle "1999 olayi"ni hatirlatti. Hani Nostradamus'un 1999 yili icin gecerli kehanetleri etrafinda koparilan gürültüler (en yaygin tefsirlere göre Paris sehri gökten düsen bir cismin etkisiyle marab olacakti), o yil Agustos ayindaki günes tutulmasi vs... Paris'e gök tasi filan düsmedi, yani son neticede Fransizlar'in "basina bir sey gelmedi".
Ya 1999'in bizim icin manasi? 1998/99 manasi?
Mesela 17 Agustos Gölcük Depremi "normalde" fazla bir sey ifade etmese gerek... "Domuzlar karargahi"nin depremin "sifir noktasi"nda ("ground zero") olmasi disinda, pek "özel bir durum" olmayacakti... 17 Agustos Depremi'ni - bizim perspektifimizden! - asil manali kilan o dönem Furkan Dergisi'nin iki ay evvel baslattigi yayinlardir. Ve isin icinde (belki de merkezinde?) Tilki Günlügü'nün-Tilki Günlügü yazarinin "rolü ve manasi"... Uzun uzun anlatmaya gerek yok sanirim... (Burda isin sirrina - "püf noktasi"na - vakif gönüldaslar var, onlara sorulabilir-danisilabilir.)
Herkese - nasibince - 17 Agustos'un bir tecrübe olmasi... "1999"un bir nevi "es zamanliligi" var... Iste bir Fransiz icin "Paris'in yakilip-yikilmamasi" cesitli acilardan birtakim manalar tasiyabilir. Ama bir Fransiz icin (bizim bildigimiz) 17 Agustos Depremi "doga felaketi" disinda hic bir sey ifade etmez.
Mayalar icin "2012"nin - daha dogrusu "13.0.0.0.0" tarihinin - manasi yine "kendilerine göre" birtakim özel manalar tasiyor elbet. (Bu arada sunu da belirtmekte fayda var: "2012" ile Mayalardan-Mezoamerikan yerlilerinden cok Batililarin ilgilendigi bir "gariplik" olsa gerek.) Kendi kosmolojilerine göre, dinlerine göre vs... Simdi bu gibi seylerin en cezbedici yönü benim "es zamanlilik" diye tarif ettigim noktada; yani cesitli kültürlerin, mitolojilerin, dinlerin vs arasindaki "paralellik"...
Tabi "bunlari takip etmenin faydasi nedir-ne kadar olabilir?" diye sorulabilir. Dogrudur... Olur-olmaz her seye "baliklama atlayanlar"in hali de ortada... Külliyat'ta bu gibi mevzularin asil meselelere dogru - IBDA Diyalektigi'nin bir gerekliligi olarak - tevil edilmesinin "hayati önemi" malum...
Şener Özönder imzali "Kuantum ve Hastalıklı Telakkiler" baslikli makaleden (Aylık Dergisi Sayı: 19):
Meselelere yaklaşan insan şuurunun tesisi başa alınmadan ve usûl üzerine kafa yorulmadan, çoğu kuantum ve diğer meselelerden rasgele besleniyor fakat bunu bünyeye tahvil edemiyor, netice olarak da ortaya ishal olmuş beynin ürünleri çıkıyor.
(...)
Son olarak “niçin Yağmurcu” ve “niçin Sefine” sorusunun cevabı:
“İşte tam benim bulunduğum nokta: İlk düğmenin yanlış iliklenmesinden sonra devamının da öyle sürmesi gibi, hiçbir kemmiyetler tablosu ve uzmanlık tavrının silemeyeceği bir bedahet idrakı ile, "her şeyden önce hâdiseye yanaşan insan şuuru" meselesi üzerinde durmak... İş, başlangıç ve netice olarak buraya bağlı oldu mu, elbette gerekli olan Mutlak Fikir'in değerler tablosudur... Böyle bir yaklaşım, "sır idrakı"nı zedelemeden, her türlü sonuçlandırmayı tevil ve tabiri mümkün bir yerde bırakır ki, "ihtimâller âlemi"ne usulünce açılmanın göstericisi olarak, tefekkür ve ilmî tavrın tâ kendisi olur.” (Mirzabeyoğlu, Yağmurcu, s. 278)
(Hemen sunu da belirteyim: Konuyu "kesip atmak" degilde, "dogru giris" - Mütefekkir'in tabiriyle "ilk dügmenin yanlis iliklenmemesi" - üzerinde durdugum belli oluyordur...)
Dünya yuvarlak yaşamda hep tekerrürden ibarettir.Evet maya takvimi Letarülerde zülkaryneyn ya da (kukulkan) diye bir öğreticiden tanrı diye de vasıflandıralnbir şahıstan bahsedilmektedir.
Hz ömer öldüğü gün aydınlık dünyanın bir anda kapkara olduğu ve halkın kıyamet kopuyor diye sağa sola kaçısını anlatan sözlerde geçer. ve güneş tutulması olmuş diye anlatılır o kara gün için.
ve dahi ister mayalar ister,sümerler, ister hittiler ve inkalar adını bildiğimiz bilmediğimiz kuranda geçen ve geçmeyen bir çok kavimler bize bildirlsede o an mayalara bildirilen öğretilen ve araştırma yapan o kavimler olacağa dair bilgi ve hesapları rabbimin izni ile ve peygamber ve nebiler vasıtası ile bu güne kadar gelmiştir. Bakıyoruz ki incelemeler kuranda bize bahsedilen kıyamet alametleri mehdinin geleceği kavimlerin yada devletlerin yok olup yeniden başlangıç ta ki Hz Adem ve havvadan beri sürügelen hep aynı kıyamet, alamet,felaket ve kurtarıcı.....Biz bu gün yaşıyan ve tanık olanlar bizden öncede varlarmiş yok olmuşlar ama kalıntıları ile neler bekledikleri belkide onlarrın takvimine görede o dedikleri kıyamet onlara çok yakın bir yıldı olamaz mı. HESAP kitap ince bir çizgi. ömer çelakıl diyede bir genç kendi ürettiği bir matematik hesabından yola çıkıyor bu böle şu böle diyor, bir ekliyor 2 çıkarıyor bir yerden alıntı inceleme ve şunuda belirtiyor ben arapça bilmem işte ama türkçesinden okuyorum sayıları uydurup yerine bırakıyorum tutuyor işte RAST gele:))der gibi. evet düzce ve yalova depremiii sadce oralarımı vurdu avcılar zeytinburnu adapazarı oralarda da yıkılan evler ve ölenler var ki...avcılarda depremden ölenler için ayrı bir mezarlık dahi yapıldı.. ve gelelim bundan önceki büyük depremlere -erzincan depremi, o zamn ölenler ki düzce adapazarı depreminde ölenlerin kat kat üstünde kişiler öldü..Birde bilinen raakamlar ve bilinmeyenler var tabii..Her yeni bir başlangıç yapanlar için işte kurtarıcı bu diye millet asılmadı mı hani R.T.Erdoğanada Mehdi diye oda yetmedi obama mehdi diyenler gibi... yada kendi kendini peygamber mehdi edenler gibi daha da geriye baktığımızda eroslar afroditler zeuslar uçan kızlar ,sihirli değnekler ve halikarnas balıkçısı anlatmişta anlatmiş. inmi cinmi bunlar. Yani kısaca bizler biraz hazır ve nazır bulduk dünya denilen alemi herşey bizim için hesaplanmiş , biçilmiş, hadi birazda siz oynayın düşünün aklayın pullayın sizden öncekileride uyardık öğrettik açıkladık. sizlerede Muhammed ve kuranı-kerim ile bildiriyoruz diyor rabbim sanki.. islamiyetin gelmesi ile birlikte dünya 7 bin yıllık diyede söylemler vardır. hicri-miladi yani 1500-yada 2009 demeki bizler şimdi maya takvimi ile şu böle bu böle derken bizden sonra gelecek kavimlerde ah onlar böle şunlar böle diyecekler......ve onlarda hep bir mehdi bekleyecek anlaşılan. Ben kesinlikle mayalara ya da diğer kavimlerin buluşlarına hesaplarına diyeceğim bir şey yok amenna adamlar çalişmiş. ama onlarda o an kendi alametleri ne olacak -bizi neler bekliyor- bize bildirelen öğretilen nedir diye sırrı ararken -kendi kıyametlerini araştırken bize mi tevaffuk etmiş.nerden nereye:))
eh işte ölesine laf, yazı yazmayı pek sevmiyorum sıkıldım neyse:))
_________________ Yalan doğrudan, karanlık aydınlıktan kaçar, Güneş yanlızdır ama etrafına ışık saçar, Üzülme doğğruların kaderidir bu yalnızlık. Kargalar sürüyle, KARTALLAR YALNIZ UÇAR ! ! !
13 Ağu 2009, 04:06
umeyr türkî
Moderatör
Kayıt: 29 Nis 2008, 00:39 Mesajlar: 1120
Re: " Maya Takvimi"
Ceng-ene gönüldaşım... Nazi ve Maya ısrarını niye bıyık altından karşılayayım? Anlamadım. Algabal'ın dediği gibi, herkes şuur keyfiyetine göre değişen hakikatlerin peşinde.
Salih Bey'e nisbeti ilanlılardan olmak nisbetin kuvvetini göstermez değil mi? Mitoloji vs derken, ısrar mizaçlı birisi olmanızdan bize ne?
(Zevken idrakinize hitap etmek üzere, son paragraf)
Cusp Of Great Cycle
We are living today in the cusp of the Mayan end times, the end of a galactic day or time period spanning thousands of years. One galactic day of 25,625 years is divided into five cycles of 5,125 years.
The Great Cycle of the Mayan Long Count calendar ends on the winter solstice of 2012 A.D. Following Mayan concepts of cyclic time and World Age transitions, this is as much about beginnings as endings. In fact, it was considered by the ancient Mayans to signify the creation of a new World Age. We are almost at the end of the fifth and final 5,125 year cycle!
Mayan Prophecy 2012: Entering Our Galactic Day
Many of us are aware of the Mayan calendar but not many people truly understand what it means and how it works. Yes the calendar does end on December 21, 2012, but what does that mean? How does it come to that? What is their calendar based off of?
The Mayans had a very precise understanding of our solar system's cycles and believed that these cycles coincided with our spiritual and collective consciousness. The most significant of which has much to do with the 2012 prophecies. In the following writing, we will walk through the main details of their prophecies surrounding the 2012 transition. How the transition takes place (from an astronomical perspective), what it means for us, and when the cycles take place. We'll start with the basic prophecies and later move deeper into the explanation of the cycles.
The Mayans prophesied that from 1999 we have 13 years to realize the changes in our conscious attitude to stray from the path of self-destruction and instead move onto a path that opens our consciousness to integrate us with all that exists.
Bu forumu gezen kullanıcılar: Google [Bot] ve 2 misafir
Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz