wt-1.jpg Furkan Dergisi Furkan Dergisi
Zaman: 10 Eyl 2010, 11:54





Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 
 ' Kuruya da, suluya da karşıyız ! ' 
Yazar Mesaj

Kayıt: 30 Oca 2010, 23:47
Mesajlar: 555
Yeni mesaj ' Kuruya da, suluya da karşıyız ! '
tbhmtk yazdı:

{ Ednaüzzeman Fitnetullah ve

sayın başbakanımız ( sayın imam-hatibimiz )

tütünü yasaklıyadursun. }


http://www.fethullahgulen.info/haber/index.php?sid=2375

' Kuruya da, suluya da karşıyız ! ';

ya’ni esrara da, kefire de ( kımıza da )…

{ Taze boza ( ve gazoz ) içenlere afiyet olsun… }


08 Şub 2010, 13:36
Profil Özel mesaj gönder E-posta

Kayıt: 30 Oca 2010, 23:47
Mesajlar: 555
Yeni mesaj Re: ' Kuruya da, suluya da karşıyız ! '
tbhmtk yazdı:
...

' Kuruya da, suluya da karşıyız ! ';

ya’ni esrara da, kefire de…



Ayrıyeten, televizyon (-sinema...) ekranlarındaki

' sulu 'luğun setredilmesini ve böylelikle de

' özendirme ve pasif içicilikden ' kurtulmayı

arzu ediyoruz...

Nasıl ki Allahın rıdası için,

mübah olan sigarayı içmekde

hiçbir beis görmüyor isek,

sırf Allahü Teala'nın rıdası için,

esrar da, kefir de içmiyoruz

ve yine sırf O'nun rıdası için ciddiyiz.


08 Şub 2010, 14:17
Profil Özel mesaj gönder E-posta
Eski üye

Kayıt: 30 Nis 2008, 23:38
Mesajlar: 953
Yeni mesaj Re: ' Kuruya da, suluya da karşıyız ! '
Bu konuda benim anlamadığım bazı hususlar var. İyi biliyorsanız ve aydınlatırsanız sevinirim.

1. 20 senedir sigara içerim. Tiryakiyim diyebilirsiniz.

2. Çay için de aynı şey. Tiryakisi sayılırım, çay içmeden gözüm açılmaz.

3. Balık dışındaki deniz ürünlerini yemem. Çünkü bu hayvanların öldürülüş şekillerinin "haşlayarak" olduğunu duydum. Bu da İslami bir şey olmasa gerek.

4. At eti -bilerek- yemem. Kımız da içmem ve ne olduğunu bilmem. Ama kefir içmişliğim vardır, zaman zaman içerim. Ayrana benzetirim.

5. Boza -vefa semtinde büyüdüğümden olacak- çok severim. Keza şıra...

6. Gazoz, kola gibi gazlı içecekler de içerim.

Bunların fıkhî hakikatleri nedir? Hangisini yapmalı, hangisini yapmamalıdır?


10 Şub 2010, 02:55
Profil Özel mesaj gönder E-posta

Kayıt: 30 Oca 2010, 23:47
Mesajlar: 555
Yeni mesaj Re: ' Kuruya da, suluya da karşıyız ! '
كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ

وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ


kürsi yazdı:
...



A. İmam-ı Cafer Sadık Hadretleri, Cedlerim Arasındadır...;

( boynum Esseyyid Abdülbaki Hadretleri'nin ayaklarının altındadır )

boynum, İmam-ı Azam Ebu Hanife Hadretleri'nin ayaklarının altındadır...

B. Bırakın İmam-ı Azam Ebu Hanife Hadretleri'ni;

boynum, Seyyid İbn-i Abidin Hadretleri'nin ayaklarının altındadır...

( Büyük İslâm âlimi İbn-i Kemâl Paşa Hazretlerinin ( Cinnilere de fetva verirdi. Bunun için Müfti-yüs-sekaleyn adı ile meşhur oldu. ) ba'zı eserlerinde şöyle bildirilmekdedir: Müftînin fetvâ verirken her bakımdan basîretli, dikkatli olması için, kavli ile fetvâ verdiği âlimin, sâdece ismini ve nisbetini bilmekle iktifâ etmeyip, ilmdeki tabakasını, derecesini ve diğer hâllerini de bilmesi lâzımdır.

Fıkh âlimleri yedi tabaka, yedi derecedir:

Birinci tabaka, şerî'atde müctehid olanlardır.

Dört mezheb İmâmı "rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma'în" ve ictihâd usûllerini koymakda onlar gibi olan âlimler bu tabakadandır. Bu âlimler, usûl kâidelerini koyma husûsiyyetleriyle diğer tabakalardaki âlimlerden ayrılırlar.

İkinci tabaka, mezhebde müctehid denilen büyük âlimlerdir. İmâm-ı Ebû Yûsüf, İmâm-ı Muhammed Şeybânî ve İmâm-ı A'zamın diğer talebeleri böyledir. Bunlar, İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfenin "rahmetullahi teâlâ aleyh" koymuş olduğu usûl ve kâidelere uyarak, delîllerden ahkâm çıkarırlar. Çıkardıkları hükmlerden ba'zıları, İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfenin çıkarmış olduğu hükümlere uymayabilir. Ancak usûl kâidelerinde yine İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe Hazretlerine tâbi' olurlar ve onu taklîd ederler. Bu hâl ile İmâm-ı Şâfi'î ve emsâli zâtlar, usûl ve ahkâmda mezheblerinin mu'ârız ve muhâlifleriyle, mukallid olmayanlardan ayrılırlar.


Üçüncü tabaka, mes'elelerde müctehid olan âlimlerdir. Bunlar, ortaya yeni çıkan mes'elelerin hükmlerini bulurlar. Bunların bulduğu hükm-lerin ilk iki tabakanın hükmlerine uygun olmaları lâzımdır. Ebû Ca'fer Tahâvî, Ebül-Hasen Kerhî, şems-ül-eimme Hulvânî, fiems-ül-eimme Serahsî, Fahr-ul-islâm Pezdevî, Fahreddîn Kâdihân ve benzerleri olan derin âlimler üçüncü tabakadan müctehidlerdir.

Bu tabakadaki âlimler, usûl ve fürû'daki hiçbir mes'elede öncekilere muhâlefet edemez. Ancak hakkında nâs bulunmayan mes'elelerde tâbi' olduğu mezhebin usûl ve kâidelerine göre hükm çıkarırlar.


Dördüncü tabaka, bunlar bir müctehide tâbi' olan ve onu taklîd eden âlimlerdir. Bunlara (Eshâb-ı tahrîc) denir. Müctehid değildirler. Bu âlimler, mezheb imâmı tarafından, yâhud onun müctehid talebelerinin birinden nakl edilen mücmel, kısa bildirilmiş olup, iki türlü anlaşılabilen hükmleri açıklayarak bir ma'nâsını seçerler. İmâm-ı Râzîve benzeri derin âlimler bunlardandır.

Beşinci tabaka, bunlara (Eshâb-ı tercîh) denir. İctihâd yapamazlar. Bir müctehide tâbi' olurlar. Kendilerine gelmiş olan çeşitli haberler arasından sahîh, evlâ olanları seçerler. Yaptıkları tercîhler için "Hazâ evlâ, en evlâsı budur", "Hazâ esahhu rivâyeten, rivâyet bakımından en sahîhi budur", "Hazâ erfeku lin-nâsi, insanlar için en kolayı budur" ta'bîr-leriyle ifâde ederler. Ebül-Hasen Kudûrî, (Hidâye) sâhibi Burhâneddîn Mergınânîve benzeri derin âlimler beşinci tabakadan âlimlerdir.

Altıncı tabaka, bunlara (Eshâb-ı temyîz) denir. Bu âlimler, kavî hükmleri za'îf olanlardan, zâhir haberleri, nâdir haberlerden ayıran mukallid âlimlerdir. Bunlar merdûd ve za'îf rivâyetleri nakl etmezler. (Kenz), (Muhtar), (Vikâye) ve (Mecma-ul-bahreyn) kitâblarının müellifleri bunlardandır.

Yedinci tabaka, bunlar yukarıda bildirilen hizmetleri yapamayan, ancak önceki tabakaların kitâblarından doğru olarak nakl yapabilen, onları bildiren mukallidlerdir. [(Tahtâvî) ve (İbni Âbidînin) ve (Dürr-ül-muhtâr) sâhibinin bunlardan olduğu (Mecmuâ-i zühdiyye)de yazılıdır. Altıncı tabakadan âlimler kıyamete kadar bulunacaklar, hakkı bâtıldan ayıracaklardır. )

C.Bırakın Seyyid İbn-i Abidin Hadretleri'ni,

boynum,

Seyyid Ahmed Mekki Efendi Hadretleri'nin

{ Merhum Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in ( İman ve İslam Atlası ),

' Zamanının Bir Danesi ' Merhum Hüseyin Hilmi Işık'ın ( Tam İlmihal ),

Merhum Seyyid Ahmed Arvasi'nin ( İlm-i Hal ),

Merhum Mehmed Zihni Efendi'nin ( Nimet-i İslam İlmihali ),

Merhum M....... İzniki'nin ( Mızraklı İlmihal )...}

ayaklarının altındadır...

Ç. ( ' Hanefiyim ', ' Matüridiyim ', ' Nakşiyim ',' Rabbaniyim ', ' Beydaviyim ',

' Kastalaniyim '...; )

Alim değilim.:

1. Mübah; 'nefs'e en ağır geleni - ideali - i'tidali günde dokuz veya 11 tane...

( ve ince sarılmış olanı - Ğavs-ı Kasrevi'ye mutabaat ile :) )

Bendenizin mikdarını hiç sual etmeyin; azaltacağım inşallahü teala...

2. Aşığa Bağdat sorulmaz.

3. a. Tümü haşlıyarak değil...

b. Obur Hanefiler ( ki cehaletle midye ve başka bir niyetle kalamar yemişliğim vardır )

kendince ruhsatlar icadediyor olsalar da, Abdülhakim Arvasi Hadretleri, Şafiiler için de

( mübah olmasına rağmen ) balık dışındaki " kabuklu deniz mahsulleri "ne pek de

yaklaşılmamasına dair tavsiyesi bir yerlerde rivayet ediliyor.

4. At eti yemek kerih(, eşek eti ise haram ) görülmüş.

5. Kımız, kefirin ' amcazadesi '; kefiri, cahilliğimden içtiğim oldu;

halihazırda, her ikisinden de kat'iyyen sakınıyorum.

6. Tazesinden olduğuna kesin kanaat getirirsem içerim;

bekledikce ( ve ekşidikce ) şüpheler bayaa bi' ziyadeleşiyo' :)

7. Serbest; ' affedilmiş. '

Fırından yeni çıkmış ekmeğin alkolü,

beklemiş olana nispetle daha fazla;

hapır hupur yerim ya'ni :)

( Kimya-i Saadet: )

' Her gün Aşura, her yer Kerbela ';

Ceddimin Şehadet Sefasını sürüyorum. :)

' ...göynüm geçmez Güzelden...'

http://arsiv.ntvmsnbc.com/modules/slide ... ages/6.jpg

http://www.sanliurfa.com/v1/images/gale ... _bedih.jpg


10 Şub 2010, 11:13
Profil Özel mesaj gönder E-posta

Kayıt: 30 Oca 2010, 23:47
Mesajlar: 555
Yeni mesaj Re: ' Kuruya da, suluya da karşıyız ! '
لَقَدْ جَاءكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

فَإِن تَوَلَّوْاْ فَقُلْ حَسْبِيَ اللّهُ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ



"...Allahü teâlâ, dilediğine çalışmadan da ihsân eder..."


Er-RA'UF - Celle Celâlühü

Kuvvetli re'fet ve merhamet ile muamele eden.

Merhameti câlib ( çeken ) bir şey olmadığı halde, rahmet eden.

( Re'fet, acımak, esirgemektir. )


Er-RAHÎM - Celle Celâlühü

Âhırette dostlarım, ya'ni küfrân-i ni'met etmeyenleri,

ya'nî müminleri fadliyle re'fetiyle ( ziyâde acımak ),

merhametiyle, ihsaniyle, keremiyle Cennet ve Cemâline erdiren.


“...Bilesin ki; her yüzyılın başında bir müceddid gelip gider.

Ne var ki yüz senelerin başında gelen müceddid ile

bin yılın başında gelen müceddid aynı değildir.

Bunların arasındaki fark, bin ile yüz arasındaki fark gibidir.

Hatta daha da fazla.

Müceddid o zattır ki, o müddet içinde,

ümmete her ne gibi feyiz varidatı gelirse, onun vasıtası ile gelir.

İsterse o zamanın kutupları, ebdalı, evtadı, nücebası bulunsun...”


"...Buradan da anlaşılmalıdır ki,

ferdiyet kemalatını da haiz olan kutbu’l-irşad son derece az bulunur.

Uzun zamanlar ve asırlar geçtikten sonra böyle bir cevher ortaya çıkar,

hidayet ve zuhurunun nuru ile karanlık cihanı aydınlatır.

Onun irşadı bütün cihana yaygındır.

Arştan yeryüzünün merkezine kadar her kime

rüşd, hidayet, iman ve marifet ulaşırsa onun yolundan ulaşır ve ondan alınır.

Onun aracılığı olmadan bu devlet kimseye nasib olmaz.

Nuru, mesela büyük okyanus gibi cihanı kaplamıştır da bu denizde

hiçbir hareket meydana gelmemiştir, sanki donmuş gibi durmaktadır.

Ona yönelen ve samimiyetle inanan, yahut onun yöneldiği talibin –yönelme sırasında-

sanki kalbinden bir pencere açılır ve bu yoldan, ve bu yoldan yöneliş ve samimiyeti (ihlası)

nisbetinde nasib alır ve doyar. İnkar ettiği için değil de onu tanımadığı, bilmediği için

(doğrudan) Allah zikri ile meşgul olan ve gönlünü Allah’a yönelten kimse de –tıpkı o kutuba

yönelenler gibi- ondan istifade ederler; ancak birinci durumdaki istifade daha ziyadedir.

Kutbu inkar eden, yahut ondan rahatsız olan kimselere gelince, Allah’ı zikir ile meşgul

olsalar bile gerçek rüşd ve hidayetten mahrum olurlar. Onu inkar ve rahatsız etmek kişinin

feyz yolunu tıkar, kutub onu faydalandırmamayı, ona zarar vermeyi istemese bile o gerçek

hidayetten uzak kalır. Onda bulunan ancak rüşd ve hidayetin görünüşüdür (suretidir).

Manadan uzak, içi boş suretin faydası da azdır. O kutbu seven ve ona içten inanan

kimseler, ona gönülleriyle yönelmeseler, Allah’ı zikir ile meşgul olmasalar dahi, yalnızca

sevgileri sebebi ile rüşd ve hidayetin nuru onlara ulaşır..."

Yani:

İkinci Binin Yenileyicisi... İmam-ı Rabbani Hadretleri...

Kutb'ül İrşad vel Medar... Esseyyid Taha-i Hakkari Hadretleri...

Hatem'ül Müceddid Esseyyid Abdülhakim Arvasi Hadretleri...

( Esseyyid Ahmed Mekki Arvasi Hadretleri, Esseyyid Faruk Işık,

Zamanının Bir Danesi H. Hilmi Işık, Üstad Necip Fazıl Kısakürek, Süleyman Kuku... )

Kutb'ül Ferd Esseyyid Abdülhakim Bilvanisi Hadretleri

Muhyit-tarikatın-Nakşibendiyyetil beydai

Esseyyid M....... Raşid El Hüseyni Hadretleri

Ğavs-ı Sani Esseyyid Abdülbaki Hadretleri


10 Şub 2010, 12:05
Profil Özel mesaj gönder E-posta

Kayıt: 30 Oca 2010, 23:47
Mesajlar: 555
Yeni mesaj Re: ' Kuruya da, suluya da karşıyız ! '
وَمَن يَتَوَلَّ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَالَّذِينَ آمَنُواْ فَإِنَّ حِزْبَ اللّهِ هُمُ الْغَالِبُونَ


Allah’ı, Resulünü ve iman edenleri dost edinenler bilsin ki,

Allah’ın taraftarları galip gelir.


And whoever takes Allah and His apostle and those who believe for a guardian,

then surely the party of Allah are they that shall be triumphant.


"...«— Bizden olmayanlar bize zıttır;

bizimle toplanmayanlar dağıtır.»

Dört « încil » nüshasından hiçbiri gerçek « bir »in kendisi

olduğunu iddia edemeyeceğine ve Kur'ândaki Allah tarafından

mahfuz mutlakıyet önünde incil'in kaybedilmiş bulunduğu

riyazi bir gerçek belirttiğine göre, yukarıdaki cümleyi

bir âyet meali değil, İsa Peygambere atfedilmiş güzel bir söz

kabul edebiliriz ancak..."

Resim


10 Şub 2010, 12:17
Profil Özel mesaj gönder E-posta
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  






Furkan FM    |    Furkan 
Meclisi Forum    |    Gönüldostların buluşma noktası    |    İrtibat: Nemirullah Akıncı © Furkan FM

FURKAN DERGİSİ İBDA YAYINLARI İLMA DERGİSİ 


GÖLGE


Balık karnında hesap kendimle alışveriş,
Gözümde aralanan o hayalin peçesi,
Suskunlukta kayboluş, eriyiş ve tükeniş,
Uçsuz bucaksız sayfa ruhumun dilekçesi!

Salih MİRZABEYOĞLU



Haber videoları, web sayfamızın videolar bölümünde...
 
Powered by phpBB © phpBB Group. Designed by FURKAN FM
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye